Ne güzel söylemiş söyleyen…
“Sevdiğin kişi tarafından ilgi görünce
çaydanlığa bile gülümsüyorsun.
Sonra niye gülüyorsun diyorlar…
Hadi gel de anlat.”
Çünkü bazı duyguların dili yoktur.
Anlatmaya kalktığında eksilir,
sustuğunda ise çoğalır.
Birinin seni düşünmesi…
Kalabalığın içinde aklına düşmen…
Hiç beklemediğin bir anda
adının birinin içinden geçmesi…
Bunlar küçük şeyler gibi görünür.
Ama kalbin tam ortasına dokunur.
O yüzden değişir her şey.
Aynı ev artık daha sıcak,
aynı sokak daha tanıdık,
aynı gökyüzü daha yakın gelir
Sanki dünya yerinden oynamaz da
senin içindeki yerler yeniden kurulur.
Bir çay koyarsın mesela…
Buharı yükselirken dalıp gidersin.
Ne düşündüğünü tam bilmezsin ama
içinde bir yumuşama olur.
İşte tam orada başlar o gülümseme.
Kimseye anlatamayacağın,
kendine bile açıklayamayacağın
o ince, sessiz gülüş…
Sonra sorarlar:
“Ne var böyle gülecek?”
Durursun.
Çünkü ortada anlatılacak büyük bir şey yoktur.
Ne uzun bir hikâye,
ne gösterilecek bir sebep…
Sadece birinin kalbine değmişsindir.
Ve o kalp, farkında olmadan sana dokunmuştur.
İnsan bazen bu yüzden değişir.
Daha sabırlı olur,
daha yumuşak konuşur,
daha çok susar…
Çünkü içinde taşıdığı şey kırılmasın ister.
Ve garip bir şekilde,
en çok da yalnızken hisseder bunu.
Kalabalıklar değil,
sessizlik büyütür o duyguyu.
Bir köşede otururken,
pencereden dışarı bakarken,
ya da hiçbir şey yapmadan dururken…
İçinden bir sıcaklık geçer.
Adını koyamazsın.
Ama bilirsin:
Bu, birinin seni düşünmesinden kalan izdir.
O yüzden bazen en sıradan şeyler bile
anlam kazanır.
Bir bardak çay,
yarım kalan bir cümle,
ansızın gelen bir mesaj sesi…
Hepsi bir anda
kalbine dokunan şeye dönüşür.
Ve sen,
hiç kimsenin fark etmediği bir sebeple
gülümsersin.
Anlatamazsın.
Çünkü bu, anlatılacak bir şey değildir.
Bu, yaşanır.
Sessizce…
Gösterişsiz…
Ama derin bir şekilde.
Ve belki de en güzeli şudur:
Kimse anlamasa bile
sen biliyorsundur.
O his gerçekten vardır.
Ve bir kez kalbine değdi mi…
en sıradan anları bile
unutulmaz yapar.
…
Bu şiir, bir konuşmanın ortasında değil… Kendi içinde yakaladığın bir anda yazıldı. Sebebini tam anlatamadığın o gülümseme,bir duygunun sessizce kalbine dokunması…Ne büyük bir hikâye vardı, ne de açıklanacak bir neden.Sadece hissedilen bir şey…Ve o his, kendiliğinden kelimelere dönüştü.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!