İçimde bir şeyler yeşeriyor.
Sessizce, kimseye haber vermeden…
Toprağın altında filizlenen bir tohum gibi,
karanlığın içinden kendine bir yol arıyor.
Uzun zamandır böyle hissetmemiştim.
Sanki içimde bir yer, yıllardır kapalı kalmış,
üstü örtülmüş, unutulmuş…
Şimdi usul usul açılıyor.
Ne tam bir umut bu,
ne de sadece bir hayal.
İkisi arasında, adı konmamış bir yerde.
Bir yanım inanmak istiyor,
bir yanım temkinli duruyor.
Çünkü biliyorum…
Yeşeren her şey büyümez bazen.
Bazı filizler daha gün ışığını görmeden kurur.
Ve insan en çok da o yarım kalan şeyleri taşır içinde.
Ama yine de…
Bu defa farklı gibi.
İçimde olan şey sadece bir heves değil,
geçip gidecek bir duygu da değil.
Daha derin, daha köklü bir şey.
Sanki kalbim, kırıldığı yerden değil de
iyileştiği yerden filiz veriyor.
Bu yüzden korkum da başka.
Eskisi gibi kaybetmekten değil,
bu hissi yarım bırakmaktan korkuyorum.
Bazen durup dinliyorum kendimi…
O sessiz kıpırtıyı,
o ince, zarif büyümeyi.
Hiç acele etmiyor.
Bağırmıyor, çağırmıyor.
Sadece var…
ve varlığıyla bile bir şeyleri değiştiriyor.
İnsan anlıyor böyle anlarda;
her şey büyük başlamıyor hayatta.
Bazı şeyler küçücük başlıyor,
ama zamanla içini tamamen sarıyor.
Belki bu da öyle bir şey.
Şimdi sadece bir filiz…
Ama yarın,
beni bambaşka birine dönüştürebilecek kadar güçlü.
Ve ben ilk defa,
onu kontrol etmeye çalışmıyorum.
Ne hızlandırıyorum,
ne de bastırıyorum.
Sadece izin veriyorum.
Büyüsün diye değil…
gerçekten neye dönüşeceğini görmek için.
Belki bir gün
adını koyabileceğim.
Belki de hiç koyamayacağım.
Ama bu kez önemli olan sonucu değil,
içimde başlayan o hareketin kendisi.
Çünkü fark ediyorum ki…
İçimde bir şeylerin yeniden yeşermesi,
her şeyden önce
hala yaşayabildiğimin kanıtı.
Ve ben…
bu kez korksam bile geri çekilmiyorum.
Kırılma ihtimali olsa da,
o filizin üzerine basmıyorum.
Çünkü bazı şeyler,
kırılma ihtimaline rağmen
yaşanmaya değer.
Ve içimde yeşeren bu şey…
her neyse,
benimle kalmak istiyorsa
ben de onunla kalacağım.
Sessizce…
yavaşça…
ama gerçekten.
…
Bu yazı, insanın içinde sessizce başlayan bir değişimin hikâyesi.
Ne bir anda büyüyen bir umut, ne de geçip giden bir heves…Bu şiir, neye dönüşeceğini bilmeden yine de o hissin kalmasına izin verenlerin hikâyesi.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!