Küçük hesaplarla başlamadım hayata.
Çocukken de içim daralmazdı başkasının sevincine.
Gülmek bulaşıcıydı o zamanlar,
ben de kapardım.
Büyümek değişmek sanılır.
Ben değişmedim,
sadece sustum.
Sevincimi saklamadım hiç,
üzüntümü de büyütmedim.
Kalabalıkların ortasında
kendime ait bir sessizlik buldum.
Bir çayın dumanında düşündüm hayatı,
soğuduğunda anladım.
Adı tecrübeydi.
İyiyi seçtim.
Zor olduğu için değil,
başka türlü yapamadığım için.
Kırıldım, evet,
ama kimseyi kıracak kadar eksilmedim.
Hatalarım oldu, ama insanım.
Hiçbir hatam
özür dilemeyecek kadar büyümedi,
ama hiçbir kabahatim de
özürlerimden büyük olmadı.
Beni bilen bilir.
Olduğum yerde duranlardanım.
Giden gider,
kalan zaten kalacak olandır.
Küsüşlerimiz bile uzun sürmedi.
Çünkü biz
gitmeyi değil,
dönmeyi bilenlerdik.
Kin tutmadım.
Yük ağırdı, taşıyamadım.
Onun yerine baktım yüzüne
ve söyledim.
Sevmediğim yerini,
değiştir diye değil,
bil diye.
Zaman geçti.
Hep geçti zaten.
Bir yarısı gülüştü,
bir yarısı gece.
Akşamları pencere kenarı oldum.
Bir kahve soğurken sustum,
bir şarkı yarım kaldı içimde,
ekranın ışığı duvara vurdu.
Herkes kendi sessizliğine çekildi.
Ben kaldım.
Sonunu bilirim.
Yine de izlerim.
Çünkü alışmak da
bir tür kalmaktır.
Bazı şeyler değişmez.
Değişen,
katlanma biçimimizdir.
Şimdi sorarsan beni,
eskisi gibi değilim.
Daha az konuşur,
daha çok anlarım.
Daha az bekler,
daha çok kabul ederim.
Ve hayat…
Ne fazlası var, ne eksiği.
Ne verdiyse hayat,
ben ondan ibaretim.
…..
Bunu yazarken bir mesaj vermek, bir şeyi açıklamak ya da birine bir şey anlatmak gibi bir derdim yoktu. Sadece uzun zamandır içimde duran bazı şeyleri sessizce dışarı bırakmak istersin ya Bazen insan konuşarak değil, yazarak hafifliyor ya… bu da öyle bir hâl. Okuyan herkes aynı şeyi hissetsin diye yazmadım. Hatta herkes aynı şeyi anlamasın, herkes kendinden bir yer bulsun yeter. Çünkü hayatı ben de tam olarak böyle yaşıyorum aslında. Bazen çok susarak, bazen fazla düşünerek, bazen de hiçbir şey yapmadan.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!