Ve bir gün geleceksin…
Ne takvim haber verecek gelişini,
ne de yollar önceden fısıldayacak adını.
Sen, baharın ilk sabahı gibi,
çiğin yaprağa sessizce konduğu o ince vakitte,
hiç beklemediğim bir anda çıkıp geleceksin.
Toprağa düşen ilk yağmurun kokusunu getireceksin yanında.
Rüzgâr saçlarını usulca savururken,
güneş yüzüne en güzel ışığını bırakacak.
Ben, uzun zamandır özlediğim bir mevsimi seyreder gibi sana bakacağım.
Çünkü bazı insanlar tanışılmaz,
sanki yıllardır tanınıyormuş gibi beklenir.
Sesin, uzaktan gelen bir dere gibi içimi serinletecek.
Gülüşün,
karanlık bir odanın perdesini açan sabah ışığı olacak.
Ve gözlerin…
İnsan bazen bir ömre sığmayan huzuru,
bir çift gözde bulabiliyormuş.
Bunu bana sen öğreteceksin.
Bir kuşun gökyüzüne ait olması gibi,
sen, yıllardır kalbimde eksik kalan
en güzel cümleymişsin gibi
sessizce yerleşeceksin içime.
Ne acelemiz olacak,
ne de eksik kalan cümlelerimiz.
Sessizlik bile konuşacak aramızda.
Elini tuttuğumda,
yıllardır aradığım bütün yolların
aynı yere çıktığını anlayacağım.
O gün,
çiçekler biraz daha güzel açacak.
Deniz,
dalgalarını daha yumuşak vuracak kıyıya.
Martılar,
gökyüzüne yalnızlığı değil,
umutları taşıyacak.
Ve ben…
İlk kez beklemenin de güzel bir şey olduğuna inanacağım.
Çünkü sen,
yalnızca gelen biri olmayacaksın.
Yorgun yıllarımın dinlendiği liman,
yarım kalan dualarımın cevabı,
suskun gecelerimin sabahı olacaksın.
Eğer gelirsen…
Kışlar bile üşütmeyecek beni.
Yağmur,
ıslatmak yerine içimi arındıracak.
Sonbahar,
ayrılığı değil, olgunlaşmayı anlatacak.
Ve papatyalar…
Her biri adını fısıldayan küçük umutlara dönüşecek.
Sen geldikçe,
kalbimde yıllardır kapalı duran pencereler açılacak.
İçeri yalnızca senin gülüşün değil,
yeniden yaşamayı hatırlatan bir umut da dolacak.
Sonra bir akşam…
Gün batımını sessizce izlerken,
başımı omzuna yaslayacağım.
Konuşmadan da anlaşılabileceğini,
bir kalbin diğerine sığınabileceğini,
sevmenin en güzel hâlinin huzur olduğunu birlikte öğreneceğiz.
Ve o zaman anlayacağım…
Bazı insanlar hayatımıza tesadüfen girmez.
Onlar,
gecikmiş bir bahar gibi gelir.
Beklediğin bütün mevsimleri
tek bir gülüşe sığdırır.
Ve ben…
O gün geldiğinde,
ne geçmişe kırgın olacağım
ne de beklediğim yıllara.
Çünkü bileceğim ki…
En güzel çiçekler erken açmaz.
En güzel kavuşmalar da,
tam zamanı geldiğinde olur.
İşte o gün…
Kalbim ilk kez gerçekten,
“Eve geldim.” diyecek.
Ve ben,
sana bakarken bütün eksik cümlelerimi unutacağım.
Çünkü bazen insan,
ömrü boyunca tek bir kişiyi bekler.
Ve o kişi geldiğinde…
Bekleyiş,
özleme teşekkür eder.
Hasret,
yerini huzura bırakır.
Ve bütün eksik mevsimler,
tek bir gülüşte tamamlanır.
Çünkü bazı insanlar,
bir ömrün en güzel varış noktası değil,
bir ömrün en güzel başlangıcıdır.
…………….
Bu şiiri, belirli bir kişiye değil, umudunu kaybetmeyen, sevmekten ve beklemekten vazgeçmeyen bütün güzel yüreklere yazdım. Belki bir gün gerçekten beklediğimiz kişi gelir, belki de bekleyişin kendisi bizi bambaşka bir insana dönüştürür. Ama ben yine de güzel şeylerin, tam zamanı geldiğinde hayatımıza girdiğine inanıyorum. Dilerim herkes, bir gün kalbine Eve geldim. dedirten o huzuru bulur. Kalbiniz hep sevgiyle dolsun, umudunuz hiç eksilmesin…
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!