Anasayfaya Dön Sessizliğin Büyüttüğü Mesafe
Şiir

Sessizliğin Büyüttüğü Mesafe

Bir Deli Sevda 28.05.2026
3

Bazı insanlar birbirini kaybetmez… sadece birbirine yavaşça uzaklaşır.

Bir zamanlar birbirini saatlerce dinlemekten sıkılmayan iki insan vardı.
Gece yarısı gelen bir mesaj bile yüzlerinde istemsiz bir gülümseme bırakırdı.
Kelimeler basitti belki ama samimiydi.
“Uyudun mu?” diye başlayan konuşmalar, sabaha kadar sürerdi.
Birbirlerinin sesinde huzur bulurlar, en küçük detayı bile paylaşmadan duramazlardı.

Sonra hayat hızlandı.

İşler çoğaldı, insanlar yoruldu, zaman daraldı.
Ama asıl değişen zaman değil, konuşma şekilleriydi.
Eskiden uzun uzun anlatılan şeyler artık tek kelimelik cevaplara dönüşüyordu.

“İyiyim.”
“Fark etmez.”
“Tamam.”

Bir gün kadın, attığı mesaja saatler sonra gelen kısa cevaba uzun süre baktı.
Eskiden olsa bunun altında yorgunluk olduğunu anlardı.
Ama artık emin olamıyordu.
Çünkü insan, sevdiği kişiyi kaybetmeye başlayınca her sessizlikten korkar oluyordu.

Adam da değişimi hissediyordu aslında.
Ama nasıl düzelteceğini bilmiyordu.
Sürekli bir şeyleri yetiştirmeye çalışıyor, her konuşmayı “sonra konuşuruz” diyerek erteliyordu.
Fark etmediği şey ise bazı duyguların “sonra”ya kalınca yok olduğuydu.

Aralarındaki mesafe bir anda oluşmadı.
Kimse büyük bir hata yapmadı.
Kimse aldatmadı, bağırmadı, gitmedi.
Ama küçük eksiklikler birikti.

Yarım dinlenen cümleler…
Geçiştirilen kırgınlıklar…
Anlaşılmayı bekleyip susan iki insan…

Aynı anda çevrimiçi olup birbirine yazmayan insanlar hâline geldiler sonunda.

Bir akşam kadın eski mesajlara bakarken uzun süre ekrana daldı.
Aylar önce adamın yazdığı bir cümlede kaldı gözleri.

“Ne olursa olsun iletişimimizi hiç kaybetmeyelim.”

İçini garip bir hüzün kapladı.
Çünkü bazen insanlar birbirini sevmeyi bırakmadan önce, birbirini anlamayı bırakıyordu.

O gece kimse kavga etmedi.
Kimse “ayrılalım” da demedi.
Sadece konuşacak bir şey bulamadılar.

Ve bazı ilişkiler tam da böyle biterdi,
Sessizce…
Yavaşça…
İki insanın birbirine yabancılaştığını kimse fark etmeden.

Ertesi sabah ikisi de uyandığında telefonlarına baktı.
Ne bir günaydın mesajı vardı,
Ne de gece yarım kalan konuşmanın devamı.

Kadın birkaç kez yazıp sildi.
“İyi misin?” demek istedi önce.
Sonra vazgeçti.
Çünkü bir insanın hayatında hâlâ önemli olup olmadığını sürekli sorgulamak yoruyordu artık onu.

Adam ise uzun süre ekranı açıp kapattı.
Aslında konuşmak istiyordu.
Ama nereden başlayacağını bilmiyordu.
Bazen insanlar birbirini kırmak istemediği için susar, sonra o sessizlik her şeyi daha çok kırar.

Günler geçti.

Eskiden her anlarını paylaşan iki insan,
artık birbirinin hayatını hikâyelerden öğreniyordu.
Bir fotoğrafın arkasındaki mutsuzluğu göremiyor,
atılan sahte gülüşlerin gerçek olmadığını anlayamıyorlardı.

Ve en kötüsü de buydu belki,
Bir zamanlar gözlerinden bile ne hissettiğini anlayan insanlar,
şimdi yazılan cümlelerin altında ne olduğunu çözemiyordu.

Bir akşam adam dayanamadı.
Uzun zamandır ilk kez gerçekten konuşmak istedi.
Telefonu eline aldı, saatlerce düşündü
ve sonunda sadece şunu yazdı.

“Galiba biz konuşmayı unuttuk.”

Kadın mesajı gördüğünde uzun süre cevap vermedi.
Çünkü bazı cümleler insanın içine otururdu.
Haklıydı.
Birbirlerini sevmeyi değil,
birbirlerine ulaşmayı kaybetmişlerdi.

Dakikalar sonra ekran yeniden aydınlandı.

“Belki de,” diye yazdı kadın,
“Biz hep birbirimizin yanında kalacağımızı düşündük.
Bu yüzden gitmeden önce oluşan mesafeyi fark etmedik.”

Adam o mesajı defalarca okudu.
İlk kez, aralarındaki sessizliğin ne kadar büyüdüğünü gerçekten hissetti.

O gece sabaha kadar konuştular.
Eskisi gibi değil belki…
Ama ilk kez gerçekten.

Kırıldıkları yerleri anlattılar.
Sustumaları…
Beklentileri…
Yorgunlukları…

Ve anladılar ki bazı ilişkiler bir anda bitmezdi.
İnsanlar birbirini azar azar kaybederdi.

Ama bazen,
tam her şeyin bittiği sanıldığı yerde,
iki insan yeniden birbirini duymayı başarabilirdi.

Çünkü bazı bağlar kopmazdı aslında.
Sadece uzun süre ihmal edildiği için sessizleşirdi.

Ve bazen insanlar, birbirini kaybetmediklerini en çok, yeniden konuşmaya başladıklarında anlardı.


…….


Bu hikâyeyi yazarken aslında çoğumuzun yaşadığı ama dile getirmediği bir şeyi anlatmak istedim. Bazen insanlar birbirini bir anda değil, yavaş yavaş kaybediyor.
Konuşmalar azalıyor, sessizlik büyüyor ve bir zamanlar çok yakın olan iki insan birbirine yabancılaşıyor. Okurken kendinizden bir parça bulduysanız, belki de aynı duygular bir yerlerde hepimizin içinde vardır.
Okuyan herkese teşekkür ederim. 🖤

Sonraki →
Yağmurlu Bir Bayram Sabahı

Yorumlar (0)

Düşüncelerini Paylaş
1 + 5 = ?

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!