Kapım çalsa da sen gelsen…
Öyle ansızın, öyle habersiz.
Hiçbir şey sormadan,
hiçbir şey anlatmadan.
Sadece dursan kapımda,
ben anlasam…
“geldim” desen gözlerinle.
Ne çok şey birikti içimde,
ne çok cümle yarım kaldı.
Ama seni görünce
hiçbirine gerek kalmayacak biliyorum.
Çünkü bazı kavuşmalar
söz istemez,
sadece varlığı yeter.
Kapım çalsa mesela…
Kalbim tanır seni ilk.
Adımlarından değil,
içimde kopan o sessiz sevinçten.
Ve ben kapıyı açtığımda
zaman durur belki.
Geçen günler, geceler,
özlem…
hepsi bir anda anlamını yitirir.
Sadece sen olursun,
ve sana kavuşmuş bir ben.
Ne sitem kalır,
ne kırgınlık.
Çünkü beklemek bile güzeldi
senin içinse.
Kapım çalsa da sen gelsen…
Ben hiçbir şey sormam.
Neden geç kaldın demem,
neden sustun demem.
Sadece bakarım sana,
sanki hiç gitmemişsin gibi.
Çünkü bazı insanlar
gittiği yerden dönünce
yabancı olmaz…
tam kaldığı yerden devam eder.
Ve ben…
kapımın her çalınışında
bir anlığına hâlâ
sen geldin sanıyorum.
…
Beklemenin en sessiz hâliydi bu… Ne bir ses, ne bir adım, sadece ihtimal. Kapının çalınma ihtimali. Ve o ihtimalin kalpte yarattığı umut. Bu şiir, gelmeyen birine rağmen kapıyı hep açık tutanların hikâyesi.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!