Buraya bir “seni seviyorum” bırakıyorum,
hayallerimle, umutlarımla yoğrulmuş bir iz gibi…
Gün doğarken yüzümü okşayan o ilk ışıkta seni istiyorum.
Her yeni başlangıcın içinde,
her sabahın sessiz vaadinde…
Yağmurun bir güle dokunuşundaki incelikle
sana dokunmak istiyorum,
kırmadan, incitmeden, sadece hissederek.
Bizi saran sessizliklerde,
kelimelerin anlamını yitirdiği anlarda,
ve aramızda görünmeyen o derin boşlukta
yine seni istiyorum…
Bir fincan kahvenin yükselen kokusunda,
rastgele çalan bir şarkının tanıdık ezgisinde,
paylaşılan kahkahalarda
ve gözyaşlarının arındıran ağırlığında
seni buluyorum.
Sakladığımız sırlarda,
henüz yaşanmamış hayallerde,
yarım kalmış cümlelerin arasında
hep sen varsın.
Bu “seni seviyorum”u buraya bırakıyorum,
kumda saklı bir hazine gibi,
bir gün kalbine ulaşacağını bilerek…
Çünkü bu yalnızca bir söz değil,
bir kalp atışı,
bir fısıltı,
zamana direnen bir sarılma…
Ay ışığında seni istiyorum,
saçlarınla oynayan rüzgârın içinde,
bizi sessizce izleyen yıldızların altında…
Ve sen yanımdayken duran o zamanda.
Her nefesimde,
her adımımda,
her anımda…
Çünkü sen benim bugünüm,
ve içimde büyüyen bütün yarınlarımsın.
Ve şimdi, en sade, en gerçek haliyle.
Ben sadece seni istiyorum.
…….
Bu şiiri yazarken tamamen duygularımdan ilham aldım. Her insanın gönlünde bir şekilde olmasını istediği biri olmuştur diye düşünüyorum. Abartıdan uzak, içimde ne varsa olduğu gibi kelimelere dökmeye çalıştım. Okuyan herkesin kendi duygularından bir parça bulmasını dilerim.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!