Bir beden gibi…
kalbi var, hafızası var, nabzı var.
Ve bazen en zayıf yerinden sızar sessizce—
bir yara gibi değil,
unutulmuş bir isim gibi.
Bazen de en güzel yerinden direnerek yaşar,
kırık ama vazgeçmeyen bir kalp gibi.
İnsan uzaktakini mi özler,
yoksa yanındakini mi?
Garip ama en çok
yanındayken uzak olanı özler insan.
Aynı odada olup
birbirine değememek gibi…
göz göze gelip
içine ulaşamamak gibi.
Çünkü mesele mesafeler değil.
Özlem, haritalarda ölçülmez.
Asıl uzaklık,
iki kalbin arasına giren
o görünmez boşlukta saklıdır.
Ve özlem, tam da orada başlar—
adı konulamayan ince bir sızıda,
geceye karışan
sessiz bir iç çekişte.
İnsana mı özlem duyarız,
yoksa anılara mı?
Belki de hiçbirine…
Biz en çok,
onun yanındayken olduğumuz
hâlimizi özleriz.
Gülüşümüzün daha kolay olduğu günleri,
sebepsizce parlayan gözlerimizi,
kalbimizin korkmadan attığı o anları…
Onun varlığında
kendimize daha az yabancı olduğumuz
o hâlimizi.
Özlemek,
çoğu zaman bir insanı değil,
o insanla var olan eski “biz”i özlemektir.
Birlikteyken fark etmediğimiz
ama kaybedince içimize çöken
o eksikliği…
İlk bakışın masumiyetini,
henüz incinmemiş heyecanı,
ihtimallerin sonsuz sandığımız zamanları…
Çünkü başlangıçlar lekesizdir—
henüz kırılmamıştır hiçbir şey,
kimse gitmeyi de kalmayı da öğrenmemiştir.
Peki özlemenin güzelliği nerede saklı?
Onu hissetmekte mi,
yoksa “seni özledim” diyebilmekte mi?
Belki de en büyük cesaret,
özlediğini saklamamaktır.
Bir kelimenin ardına gizlenmeden,
kalbini titreyerek de olsa
uzatabilmektir birine.
Çünkü özlem,
ne bir duygunun kölesidir
ne de efendisi.
Kendi başına yaşayan bir şeydir—
sessiz, derin ve inatçı…
ve biraz da yorucu.
Belki de bu yüzden
özlemek, sevmekten daha zor değil…
ama daha çıplak,
daha savunmasız,
daha az saklanabilir.
Ve ben şuna inanıyorum:
Birini özlemek,
hâlâ kalbinde ona yer açtığını
itiraf etmektir.
Kapanmayan bir kapıyı
bilerek aralık bırakmaktır.
Ve belki de en çok bu yüzden,
özlemek biraz da cesarettir…
çünkü insan en çok
eksik kaldığı yerden hatırlar kendini
ve en çok
orada canı acır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!