Anasayfaya Dön

15 Temmuz

15 Temmuz
15.07.2026 7 görüntülenme

Bazı geceler vardır; sabah olduğunda güneş doğar ama o gecenin karanlığı yıllarca insanların yüreğinde kalır. 15 Temmuz da böyle bir geceydi. Saatler ilerledikçe yalnızca şehirlerin değil, milyonlarca insanın kalbi de aynı endişeyle atıyordu. Kimse ertesi günün nasıl doğacağını bilmiyordu.

O gece televizyon ekranlarına bakan bir annenin gözyaşıyla, evine dönemeyen bir babanın hasreti aynı hikâyenin satırlarına yazıldı. Bir çocuk, babasının sesini son kez duydu; bir eş, sevdiğini son kez uğurladığını bilmeden arkasından baktı. Bazı kapılar bir daha hiç çalmadı. Bazı sofralarda bir sandalye hep boş kaldı.

İşte bu yüzden 15 Temmuz, yalnızca tarihe düşülen bir not değildir. O geceyi anlatan en güçlü cümleler bile, geride kalanların sessizliğini tarif etmeye yetmez.

Şehit olmak… Belki bir kelime kadar kısa ama ardında bırakılan özlem ömür boyu sürüyor. Bir annenin evladına duyduğu hasreti, bir çocuğun “Babam ne zaman gelecek?” diye sormasını ya da yıllar geçse de dinmeyen bir bekleyişi hangi cümle anlatabilir?

Bugün köprülerden geçerken, meydanlarda yürürken ya da gökyüzünde özgürce dalgalanan ay yıldızlı bayrağa bakarken, aslında bize emanet edilmiş büyük bir fedakârlığın gölgesinde yaşıyoruz. Çünkü vatan dediğimiz şey sadece üzerinde yaşadığımız toprak değildir; uğruna dua edilen, uğruna gözyaşı dökülen, uğruna can verilen ortak yuvamızdır.

Aradan yıllar geçti. Hayat kaldığı yerden devam etti. Çocuklar büyüdü, şehirler değişti, mevsimler defalarca gelip geçti. Ama bazı acılar zamana teslim olmadı. Çünkü özlem, takvim yapraklarıyla eksilmiyor. Şehitlerin ardından edilen dualar hâlâ aynı içtenlikle semaya yükseliyor; gazilerin taşıdığı hatıralar ise milletin vicdanında yaşamaya devam ediyor.

Belki de 15 Temmuz’u anmanın en doğru yolu, sadece o geceyi konuşmak değil; birbirimize daha sıkı sarılmayı öğrenmektir. Ayrılıklar yerine ortak değerlerimizi büyütmek, kırgınlıklar yerine kardeşliği seçmek, bu güzel vatanın kıymetini her gün yeniden bilmektir.

Çünkü bu topraklar, nice fedakârlıklarla bize emanet edildi. Her dalgalanan bayrakta bir dua, her ezan sesinde bir umut, her özgür nefeste bir emek vardır.

15 Temmuz’u hatırlamak, acıyı canlı tutmak için değil; fedakârlığın değerini unutmamak içindir. Bugün huzur içinde yaşayabiliyorsak, bunu dün canını ortaya koyanlara da borçlu olduğumuzu bilmek içindir.

Allah, bu millete bir daha böyle geceler yaşatmasın. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle analım. Ve unutmayalım ki bazı destanlar kitaplarda değil, milletlerin kalbinde yazılır.

🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷


 

Yorumlar (0)

Düşüncelerini Paylaş
1 + 2 = ?

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!