İsrail, Gazze'deki soykırım ve İran'a yönelik saldırılarında kadın savaş pilotlarını ve askerlerini öne çıkararak 'kadınlara özgürlük götürüyoruz' propagandası yürütüyor. Sosyal medyada yayılan İsrailli kadın asker görüntüleri, dünya genelindeki feminist hareketlerden tepki toplarken, bu durumun altında yatan gerçekler gözler önüne seriliyor.
Feminist Söylem ve Savaşın Kesişimi
İsrail ordusunda kadınların savaş birimlerinde giderek artan rolü, kamuoyunda 'eşitlik' ve 'ilerleme' olarak sunuluyor. Ancak bu durum, aslında İsrail'in ideolojik propagandasının bir parçası haline gelmiş durumda. Özellikle Gazze'deki soykırım sırasında ortaya çıkan görüntüler, 'feminist ilerleme' olarak lanse edilirken, bu söylemler tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Feminist yazar Lubna Masarwa, Middle East Eye'de kaleme aldığı yazıda, İsrailli kadınların sosyal medya ve televizyon tartışmalarında dile getirdiği 'İranlı kadınları özgürleştirmek için bombardıman altında yaşamaya razıyız' görüşünü eleştiriyor. Masarwa, İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli kadınların şiddet ve istismara maruz kaldığını hatırlatarak, İsrail'in kadın propagandasının büyük bir çarpıtma olduğunu vurguluyor.
Kadınların Savaş Birimlerindeki Rolü
İsrail ordusu (IDF), son yıllarda kadınların savaş birimlerindeki rolünü genişletme yönünde adımlar attı. Resmi verilere göre, bugün İsrail ordusundaki muharip askerlerin yaklaşık beşte biri kadınlardan oluşuyor. Kadın askerler, sınır güvenliği taburları, hava savunma birlikleri, arama-kurtarma birlikleri ve bazı özel kuvvet pilot programlarında görev alıyor. Bazı taburlarda kadın askerlerin oranı yüzde 60'a kadar çıkabiliyor.
Kadınlar, erkek askerlerle aynı eğitim süreçlerinden geçerek sınır bölgelerinde ve Gazze operasyonlarında aktif görev yapıyor. İsrail kamuoyunda bu durum 'eşitlik' başlıklarıyla sunulsa da, eleştirmenler bunun savaşın toplumsal kabulünü artıran bir propaganda olduğunu belirtiyor.
7 Ekim Saldırıları ve Kadın Askerlerin Rolü
İsrail'de kadın özgürlüğünün bir savaş propagandası olarak kullanılmasında 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırıları önemli bir dönüm noktası oldu. Saldırı sonrasında tamamı kadınlardan oluşan tank mürettebatı üzerinden sosyal medya propagandası başlatıldı. 'Caracal' taburuna bağlı kadın tank birlikleri, saldırının ilk saatlerinde Gazze sınırındaki yerleşimlere doğru ilerleyerek yaklaşık 17 saat boyunca çatışmalara katıldı.
Bir kadın tank komutanı, olay sırasında 'yollarda ilerlerken militanları ezerek ilerlediklerini ve tank silahlarıyla ateş açtıklarını' söyledi. İsrail ordusu ve medya, bu birlikleri 'tarihi bir dönüm noktası' olarak sunarken, feminist ilerleme propagandasını savaşla ilgili haberlerin merkezine yerleştirdi.
Feminist Çevrelerden Eleştiriler
Dünyadan feminist çevreler, İsrail'in bu propagandasının Gazze'deki soykırımı ve İran'da kız çocuklarını hedef alan hava harekatlarını perdelemeye yetmeyeceğini belirtiyor. Orta Doğu üzerine çalışan yazarlar, İsrail'deki feminist söylemin giderek askeri operasyonların normalleştirilmesiyle iç içe geçtiğini ifade ediyor.
Eleştirmenlere göre, İsrail'de kadınların savaşta görünürlüğü çoğu zaman 'eşitlik' başlığı altında kutlanırken, aynı savaşların Filistinli kadın ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisi çoğu zaman arka planda kalıyor. İsrail ordusu, kadınların daha fazla savaş biriminde görev almasının temel nedeninin ideolojik değil, pratik olduğunu savunuyor.
'Emperyal Feminizm' Tartışmaları
Bazı yorumculara göre, İsrail'in bu yaklaşımı, feminist söylemin savaş politikalarıyla birleştiği 'emperyal feminizm' tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. Bu kavram, kadın hakları söyleminin kimi zaman askeri müdahaleleri veya devlet politikalarını meşrulaştırmak için kullanılabileceğini ifade ediyor. İsrail'in kadın askerleri üzerinden yürüttüğü propaganda, bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!