Anasayfaya Dön Ameliyatsız Kanser Tedavisi: Girişimsel Radyolojiyle Yeni Umutlar
Haber

Ameliyatsız Kanser Tedavisi: Girişimsel Radyolojiyle Yeni Umutlar

18.04.2026
4

Ameliyatsız Kanser Tedavisi: Girişimsel Radyolojiyle Yeni Umutlar

Günümüz tıbbında kanserle mücadelede devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor. Karaciğer, böbrek, prostat ve diğer organ tümörlerinin tedavisinde kullanılan minimal invaziv yöntemler, immünoterapi gibi modern tedavilerle birleştirilerek hastalara umut veriyor. Bu alandaki yenilikler, büyük cerrahi müdahalelere gerek kalmadan etkili sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.

Girişimsel Radyoloji Nedir?

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Turgut Ilgıt, girişimsel radyolojinin kanser tedavisindeki önemine dikkat çekiyor. Ilgıt, "Modern tıpta son yılların en çarpıcı gelişmelerinden biri, birçok hastalığın artık büyük cerrahi operasyonlara ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebilmesidir. Görüntüleme teknolojileri desteğiyle uygulanan minimal invaziv (girişimsel) tedaviler, hastaların milimetrik kesilerle tedavi edilmesini ve kısa sürede günlük hayatlarına dönmesini sağlıyor" şeklinde konuştu.

Hastalar İçin Büyük Avantajlar

Prof. Dr. Ilgıt, geçmişte sadece açık cerrahi ile mümkün olan tedavilerin artık anjiyografi benzeri yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini belirtiyor. "Teknolojik ilerlemeler bu dönüşümü hızlandırıyor. Robotik girişim sistemleri, yüksek yoğunluklu ultrason (histotripsi), prostat arter embolizasyonu (PAE) ve diz osteoartrit tedavisinde kullanılan geniküler arter embolizasyonu (GAE) gibi yöntemler, dünya genelinde hızla yaygınlaşıyor. Bu teknikler sayesinde hastalar, büyük ameliyatlara maruz kalmadan etkili tedavilere ulaşabiliyor" dedi.

Kanser Tedavisinde Devrim: Milimetrik Kesilerden Müdahale

Kanser tedavisinde girişimsel radyolojinin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Ilgıt, "Karaciğer, böbrek, prostat, tiroit ve diğer organ tümörlerinin tedavisinde her geçen gün daha fazla başvurulan bu yöntemler, yüksek başarı oranlarıyla dikkat çekiyor. Girişimsel radyoloji uygulamaları, bağışıklık sistemini harekete geçiren immünoterapi ile birleştirildiğinde, özellikle cerrahi şansı olmayan hastalarda yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor. Tümörlerin kontrol altına alınması ve stabil hale getirilmesi mümkün oluyor" ifadelerini kullandı.

Girişimsel Radyoloji Ana Bilim Dalı Olmalı

Prof. Dr. Ilgıt, girişimsel radyolojinin Sağlık Bakanlığı tarafından ana bilim dalı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. "Birçok üniversitede Radyoloji Ana Bilim Dalı bünyesinde bilim dalı olarak kurulan ve YÖK tarafından onaylanan girişimsel radyoloji, Sağlık Bakanlığı tarafından henüz bu şekilde kabul edilmedi. Girişimsel radyolog sayısının artırılması ve ülke genelinde yaygınlaştırılması, bu alanın Sağlık Bakanlığı tarafından da ana bilim dalı olarak tanınmasıyla mümkün olacaktır. Girişimsel radyolojinin en büyük sorunu, SGK tarafından ödeme listesinde yer almasına rağmen, hala radyolojinin bir alt dalı olarak görülmesidir" diyerek önemli bir eksikliğe işaret etti.

Ameliyatsız kanser tedavileri, hastalara daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve yüksek yaşam kalitesi sunarak modern tıbbın sunduğu en önemli avantajlardan biri haline geliyor. Girişimsel radyoloji, bu alanda sağladığı yeniliklerle geleceğin tedavi yöntemleri arasında yerini alıyor.

← Önceki
Adana'da 'Onkoloji Bahar Okulu' Eğitim ...
Sonraki →
Tarihin Sayfalarına Dijital Dokunuş: 7...

Yorumlar (0)

Düşüncelerini Paylaş
2 + 1 = ?

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!