İnsan bazen
kendi içine düşer
ve en uzun yankıyı orada duyar.
Ben sustukça büyüyen
bir sevdanın içinde
kendimi dinlemeyi öğrendim.
Güneşi zincirlemek gibiydi
yüreğime vurduğum zincirler.
Yaz güneşi anlamsızdı artık,
ben gecelerimi
kar bulutlarıyla aydınlatıyordum.
Öyle ya…
sevda, ayazda yakmalıydı narını.
Sonra kendime döndüm.
Kendimi bulmalı,
kendimden hesap sormalıydım.
Pas tutmuş yürek zindanlarımın
sorgu odasında
hangi suça mahkûm edildiğimin
hesabı ağırdı.
Bedel ödenmeliydi.
Makamı adaletten mi korktun da
yüreğin yüreğime değmedi?
Susma hakkı tanımıyordum kendime.
Hem avukatıydım acımın,
hem hâkimi.
Ve yıllarca
küçücük bir dünyaya hapsolmuş
bir yüreğin
yalancı şahidi oldum.
Susarak sevmek…
Hasretle ızdırabı
bu kadar misafir etmek
hangi akla hizmetti?
Kahkahalarımı göğe savururken
yalnızca kendimi kandırmanın
bedeli miydin, be sevgili?
Ondan mıydı
yüreğin yüreğime değmeyişi?
Bütün sevda sözlerinde sen vardın.
Baktığım her yüzde
gözlerinin yıldız yıldız aşinalığı,
yılların ızdırabı gibi duruyordu karşımda.
Kendimi
yüreğimden azat ediyordum.
Kalemi kırmak yıllarımı alsa da
geç kaldığımı bilmeden
sana doğru akan bir ben vardı.
Bir de
özlem nöbetlerinden çıkmış
yorgun yüreğim…
İçten gülen aynalara barışık,
en çirkini bile güzel gösteren,
sevda dağında özgürleşmiş
sabıkalı bir yürek taşıyordum içimde.
Katline ferman mı sandın da
yüreğin yüreğime değmedi?
Deli bir yüreği sevmek için
deli olmayı öğretmişti sevdan.
Yüreğin yüreğime değseydi
anlardı belki
ne kadar tanıdık olduğunu.
Biz, aynı denklemin iki sonucu,
bir şarkının bitmeyen nakaratı gibiydik.
Aynı anda yanan sokak lambası,
aynı buluttan düşen yağmur tanesi,
aynı yürekten dilenmiş
bir sevda busesiydik.
Ben seni
alaca karanlığın çığlığında,
en ayaz gecelerde sevdim.
Hazanın sarısında,
çınarın gölgesinde,
çağlayan ırmakta,
denizin yakamozunda sevdim.
Kurutulmuş gülüydün yüreğimin.
Arda kalan
cam kırığı değildi,
belki bir can yarasıydı.
Ama ben,
kendi adaletime
seni sebep kılacak kadar sevdim.
Bir teşekkür esirgenmemeliydi.
Belki de özrüm gecikti diye
yüreğin yüreğime değmedi.
Uzaklıklar küçük sevgileri yok eder,
büyük sevgileri yüceltir, demiştin giderken.
Oysa bilmiyordun,
yüreğim, yüreğine ağır geliyordu.
Güzel bir melodi gibi kaldın aklımda.
Ben onu
bir destanın miladı sanmıştım,
meğer, basit bir vedanın önsözüymüş.
Hiç okunmamış bir kitabın
arka kapağındaki ayrılık cümlesi gibi…
Seni sensiz yaşamayı denedim.
Ama başaramadım.
Esarete tövbe etmişken
beni sensizliğe mahkûm ettin.
Oysa sen,
susan dilimi konuşturandın.
Gözlerimin ışığı,
varlığımın sebebiydin belki.
Kimine göre bir tez,
kimine göre hakikat…
Ama sana göre
belki de şizofrenik bir sevdaydı bu.
Ben, âşık ile maşuğun
en sağlam durduğu yerde bekledim.
Sen hiç gelmedin.
Şimdi neden gittin diye sormuyorum.
Susarak ödetiyorum içimde
bana borçlu bıraktığın sevgiyi.
Ve artık çok geç, be sevgili…
Çünkü
yüreğin
yüreğime değmedi.
Yaralarımı sarmayı değil,
onlarla yürümeyi öğrendim bu yolda.
Senden kalan boşluğu
kendi gölgemle doldururken anladım,
en büyük kalabalık,
insanın kendi yalnızlığıymış.
Şimdi heybemde kırık kelimeler,
dilimde hiç söylenmemiş yeminler var.
Sana adanmış bir ömrün
son satırını çizerken
ne bir öfke taşıyorum içimde,
ne de bir ah…
Yalnızca
hiç basılmamış bir kitabın
ilk ve son cümlesi gibi kalacaksın bende.
Vardın… ama hiç benim olmadın.
Gözlerin hâlâ
birer yıldız gibi
gecelerimin tavanına çakılı dursa da,
ben artık
o gökyüzünün altında
üşümeyi bıraktım.
Zamanı
en acımasız cellat sanırdım,
meğer en şefkatli öğretmenmiş.
Bana seni unutturmadı belki,
ama sensiz de
nefes alınabileceğini öğretti.
Gidiyorsun…
Ya da zaten hiç gelmediğin
o yerden
bir adım daha uzaklaşıyorsun.
Arkamda bıraktığım şey
bir yangın mı,
yoksa küllerinden doğan
yeni bir ben mi,
bunu zaman söyleyecek.
Ama şunu bil, sevgili,
Bu defter kapandı.
Mürekkep kurudu.
Ve adalet
yerini buldu.
Çünkü ben artık
senin hiç uğramadığın
o yürek zindanından
kendimi beraat ettirdim.
…..
Bu satırlar, unutamadığım birine değil, unutmaya çalışırken kendimi kaybettiğim günlere yazıldı.
Belki herkes birini kaybeder,
ama insan en çok kendine geç kalır.
Vesselam
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!