Bir gün gelir,
Sesin kendi içinde yankılanır
Kimse duymaz seni.
İşte o zaman anlarsın
En büyük gürültü,
İçinde kopan kıyamettir.
Çocukken ağlamak kolaydı oysa…
Dizlerin kanardı,
Annen üflerdi geçerdi
Sonra büyüdük.
Kalbimiz kanadı,
Kimse üflemedi.
Hayat dediğin,
Biraz geç kalınmış sarılmadir aslında.
Biraz yarım kalmış cümle.
Biraz da "iyiyim" derken
Gözünü başka yere kacırmaktır.
Ne çok şey birikti içimizde…
Söylesek ayıp,
Sussak yük.
İnsan bazen
En sevdiği masada yabancı olur kendine.
Çayın soğur,
Gece uzar,
Radyo eski bir şarkıyı açar da
Bir tek senin canın yanar sanırsın.
Oysa herkes
Bir yerinden kırılmışştır hayatın.
Kimi babasından eksik kalmıştır,
Kimi çocukluğundan.
Kimi bir kadının "kal" deyişine yenilmiş,
Kimi bir adamın susuşuna.
Ve insan…
En çok da alışıyor sonra.
Gidenlere,
Gelmeyenlere,
Yarım bırakılan düşlere.
Önceleri "nasıl dayanırım" dediğin ne varsa,
Bir bakmışsın
Onu anlatmadan yaşamayı öğrenmişsin.
Canın yanarken bile
"Sorun yok" diyorsun mesela.
Çünkü bazı acılar
Bağıra bağıra susuyor insanin içinde.
Bir sigara yanıyor gecenin üçünde.
Bir pencere aralık.
Şehir uykusuz.
Ben biraz kırgın,
Biraz şiir,
Biraz küfür gibiyim bu gece.
Öyle ya…
Hayat herkesin ağzinda aynı tadı bırakmıyor.
Kiminin dudağinda anne duası,
Kiminin boğazında yarım kalmış bir veda.
Bakma güldüğüme bazen.
İnsan en güzel kahkahalarıyla gizler mezarını.
Çünkü kimse
İçinde ölen şeyleri anlatamaz kolay kolay.
Ve aşk…
Ah şu aşk.
Bir insanın içini eve çevirip
Sonra kapıyı çekip gitmesi değil de nedir?
Birini unutmaya çalışmak mesela…
Her gün ayniı yarayı
Başka bahaneyle kanatmaktır.
Şarkılardan kaçarsın,
Sokaklardan kaçarsın,
Hatta kendinden bile kaçarsın ama
Hatiraların ayak sesi olur geceleri.
İnsan bazen
Tam sarılacakken vazgeçiyor hayattan.
Tam inanacakken kırılıyor yeniden.
Bu yüzden artik kimse
Eskisi kadar masum sevmiyor.
Çünkü hayat,
Bağira bağıra susmayı ögretir insana.
Öyle bir susarsin ki
Sesin mezar olur kelimelerine.
Kimse anlamaz.
Kimse bilmez.
Sen anlatmazsın zaten.
Bir gün gelir,
Aynada yüzüne bakip
"Gecmiş" dersin kendine.
Ne çocuk kalmiştır içinde
Ne de o eski heyecan.
Sadece biraz yorgunluk…
Biraz gece…
Biraz şiir.
Ve kabullenmiş bir kalp.
Ama yine de
Garip bir şey var insanda
Onca kırığa rağmen
Sabah olunca perdeyi açıyor.
Çayı koyuyor.
Bir şarki mırıldanıyor.
Belki biri sever diye değil…
Belki hayat düzelir diye hiç değil…
Sadece
İçindeki enkazın üstüne
Bir umut daha koyabilmek için.
Çünkü insan dediğin,
En çok da
Kendi küllerine alışıyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!