Bazı hikâyeler kapı çarpmasıyla bitmez. Çünkü kapıyı çarpan da sensin,
içeride kalan da.
Susarsın… ama sessizlik
en çok bağıran şey olur aranızda.
Göz göze gelmezsiniz,
çünkü bilirsiniz: bir bakış
bütün savunmaları yıkar.
“Bitti” dersin.
Dilin alışmıştır kaçmaya.
Ama kalbin… o kelimeyi tanımaz.
İçinde hâlâ onun sesi dolaşır;
en istemediğin anlarda
en tanıdık yerden vurur seni.
Sevmek kolaydı, evet
gülmek, dokunmak,
aynı şeye aynı anda gülmek…
Zor olan şuydu kırıldığında kalmak.
İşte kimse oraya hazırlanmaz.
Çünkü kırılmak iki kişilik bir eylemdir; yüzleşmek ise tek başına yapılır.
Ve bir gün… Fırtına diner.
Ortalık sessizleşir
ama o sessizlik huzur değildir,
sadece hesaplaşmanın yankısıdır.
Bakarsın etrafına
yıkılan ne varsa
senin içindedir aslında.
Ve o an anlarsın
Gitmek mi zor, kalmak mı?
Hayır. En zor olan şudur
Her şeyi gördükten sonra.
hiçbir şeyi inkâr edemezken,
hâlâ ona doğru yürüyebiliyor musun?
Çünkü eğer yürüyorsan…
Bu artık sevgi değildir.
Bu, kök salmış bir kaderdir.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!