Bazen insan, sevildiğini sanarken en çok kendini kaybeder…
Eğer seni tutan eller
Aynı anda canını yakıyorsa,
Sarılmak diye açılan kollar
İçinde kırıklar bırakıyorsa,
Adını doğru koy artık,
Bu, aşk değildir.
Bir insan “Seni seviyorum” derken
Ruhundan sessizce parçalar eksiltiyorsa,
Kendinden şüphe ettiriyor,
Aynalara yabancı bırakıyorsa seni,
Bil ki sevgi İnsanı küçültmez.
Sürekli kusurlarını sayıp
Kalbindeki iyiliği görmeyen biri,
Çabanı yok sayıyorsa,
Gözlerindeki ışığı fark etmiyorsa,
Sana değil,
Kendi yansımasına bakıyordur.
Ne tuhaf değil mi…
“Sen benim için değerlisin” diyen kişinin
En çok seni değersiz hissettirmesi.
Seni kaybetmekten korktuğunu söyleyenin
Seni en çok yaralayan olması…
Duygularını eğip büküyorsa,
Gerçeği sana karşı kullanıyorsa,
Aklını karıştırıp
Kendinden vazgeçmeye zorluyorsa seni,
Dur ve anla.
Aşk, insanı kendinden etmez.
Çünkü gerçek sevgi
Seni susturmaya çalışmaz.
Kahkahalarını kısmak istemez.
Işığını söndürüp
Küllerine âşık olmaz.
Gerçekten seven biri
Seni değiştirmeye değil,
Anlamaya yaklaşır.
Sessizliğini de sever,
Taşkın neşeni de…
Kırılmış yanlarını da tutar,
Hayallerini de.
Ve sevgi, Bir insanın içinde yara değil,
Yuva gibi hissedilir.
Çünkü gerçek aşk
İncitmez. Ezmez. Yok etmez.
Ve insan, gerçek sevgiyi tanıdığında
Artık kendini kaybettiği yerde kalmaz…
……..
Bunu okuyanlara şöyle bir not bırakmak istiyorum.. Bu satırlar birine gönderme değil, bir uyanışın içinden yazıldı.
Bazen insan, sevgi sandığı şeyin içinde kendini küçülürken fark ediyor. Ben bu şiiri, sevilmenin insanı büyütmesi gerektiğini, eksiltmemesi gerektiğini hatırlamak için yazdım.
Kimse “seviyorum” derken bir başkasını kendinden uzaklaştırmamalı.
Ve sevgi, gerçekten varsa, insanı kendine geri getirir.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!